A+ A A-

Ruşen Bedirxan

Ben 11 Temmuz 1909 yılında Kayseri ilinde dünyaya geldim. O dönemde, babam Salih Bedirhan Kayseri’de Tahrirat Müdürü idi. Babam 1908 kadar, yıllarca hem Bab-ı Zaptiye ve hem de Nablus Kalesinde müebbet hükümlü olarak hapis yatmıştı. Ben 4 yaşındayken, ailecek İstanbul’dan Şam’a taşındık. 1913 yılında, babamın en önemli amacı amcalarımla birlikte Kürdistan’a dönmekti. Tam bu sıralarda, maalesef büyük amcalarımdan biri İzmir’de aniden vefat etti. Bu acı haber, Kürdistan’a gidişi bir süre erteletti. Yine aynı dönemde, Osmanlı tahtında Sultan Reşat vardı. Bedirhanların Cizre’ye dönüşünü, Sultan Reşat engelliyordu ve seferberlik de başlamıştı.

Acılar birbirini takip ediyordu. 1915’de babam, Şam’da hapishane müdürü olarak göreve başlamasından kısa bir süre sonra, tifüs hastalığına yakalanarak vefat etti.

Ben de artık okula başlamıştım. 2 yıl Şuley-i Terakki mektebinde Türkçe okuduktan sonra, şartlar değişti ve Türk askerleri Şam’dan çekildiler. Artık okullarda Arapça ve İngilizce eğitim yapılmaya başlandı. Öğrenimimi Darel Muallimat’da (Öğretmen Okulu) tamamlayarak, 1925 yılında müdüre olarak Ürdün’ün Kerek şehrinde göreve başladım. 1927 yılında tekrar Şam’a döndüm ve Arapça öğretmeni olarak, Layik Okulunda çalıştım. 1929 senesinden itibaren de, resmi olarak Suriye okullarında öğretmen olarak çalışmaya başladım.

Bütün yaşamım yazmak ve güçsüzlere yardım etmekle geçmiştir. Yazıma ayrı bir önem veriyordum. Bu amaçla 1925-26 yıllarında, Suriye’de çıkmakta olan Iqdam gazetesine, gazetecilik yapmak üzere müracaat etmiştim.

1929 yılında Celadet Bedirhan ve arkadaşları Suriye’ye gelerek, Şam’a iltica etmişlerdi. Amca çocukları olmamıza rağmen bir birimizi tanımıyorduk. Bunun nedeni benim Şam’da, Celadet’in ise İstanbul’da ve Avrupa’da büyümesiydi. Celadet Bedirhan’ın geldiği dönemde, ben evlenmek üzereydim. Nitekim de evlendim. Fakat evlilik hayatım uzun sürmedi. 20 ay süren evli Celadet Bedirhan “Hiç ara vermeden çalışır, sadece, haftada iki gün tatil yapar, ava giderdi. Diğer günler devamlı masa başında idi. Okurdu ve yazardı.”lik sonucunda bir kız sahibi olarak baba evine dönmüştüm...